|
TECDİD-İ İMAN Yeni çirkine mahkum eskinin güzelleri Allah kuluna hakim, kulları heykellerin. Buluştururlar bizi; elbet bir gün HESAPTA Gazetemizin esas ismi, böyle kabul edilecek. Yani Tecdid-i İslâm (Dini yenileştirme) çabası geldi; İman temelini tahrife vardı. öyleyse bizim yapacağımız eylem, Tecdid-i İmandır!...
-Dergi / Gazete bir neşir organı olarak; halkı ve
özellikle eğitimli kesimi uyarmak için çıkıyor. Bu uyarı, bir takım
çevrelerle hesaplaşma tarzında olacaktı. Haniya bazı kimseler; bazı menfi
kafalıların "uyarılıcılığına" inanarak yanlışa / karanlığa göz açı-yorlar.
-Aslolan Hakka gerçeğe uyanmaktır.(1) Bütün
peygamberlerin asıl özelliği ve sorumluluğu uyarmaktır. Uyarmanın hedefi
ise; doğru, faydalı ve pratiklerini öğretmek. Bir de yanlışı tashih etmek…
-Bunu öğreten Peygamberdir,onun talimi ve tarifidir:
Yine: "Bir yanlışı düzeltmek için evinden çıkan kimsenin,
her adımına şu kadar… sevap yazılır!.."
Biz bu düzeltme sorumluluğunu, herkesin rahatı ve hoş
geçinmeyi tercih ettiği bir ortamda, belki 30 yıldır sürdürüyoruz. Ama en
yakın dostlarımız bile; fuzuli ve aşırı görseler de, asıl sorumluluğun bu
olduğunu düşünüyor ve sürdürüyoruz. Çünkü: Ümmetin, sonradan gelen bir
öncekileri hayırla yad edecekken(2) onları ayıplama durumuna
düşmüşlerdir.(3) Kıyamet alameti!...
İlk sayımızda maceramızı özetleyelim:
1977 de İstanbul'a geldim. Bir ilim çevresine şâhid
oldum:
1971 de bir grup İlahiyatçının (yüksek İslamcı…)
başlattığı fitneden huzursuzdu… Bu grup; dinde yenilik (Tecdid- İslah -yeni
içtihad) sloganıyla, İ.Hatip ve İlahiyatlara ilaveten Diyanet mensuplarını
da etkiliyorlardı: O gün bir dergi projesi kurdum.
Bu fitne yeni değildi; Tanzimat, İttihat -Terakki
fitnelerinin hortladığı, ama Birinci Dünya Savaşı'nın tehir ettirip
(unutturduğu?...) bir şey miydi?
Fakat çok enteresan bir planla; zamana bırakılmıştı.
Zaman, hocasından ve kitabından ilim ve metod alan din alimlerinin silinip
yerine; bunalımlı ve modern çağa uyum yapabilecek yeni yetmelerin geleceği
dönemdi. (25 sene) çeyrek asırlık fetretten sonra, Kur'an Kursları, İmam
Kursları, İmam Hatip mektepleri ve İlahiyatların kurulup mezun vereceği
gündü.
1950'nin devlet başkanı da reformu (kökten kazıma) diye
anlayan siyasilere: "Biz işi mihraptan halledeceğiz"!.." diye teselli
vermişti.
Ve gide gide: Ehl-i Kitap'ı taklit ve misyonerlere çırak
olma felaketine düştüler. Dr. Dozy gibi şeytani (Yahudi asıllıdır) plan ve
teşvikle dini aslına döndürme adı altında; (budama) ameliyata tabi tutma ve
bütün ahkamı alt üst etme…
O dereceye vardı ki; Kelime-i Tevhid'den "Muhammed
Rasulullah"ı çekip almayı(5) denediler. Müslüman kadının (E. Kitapla)gayri
müslimle nikah cevaz verdiler. Mu'ta nikahını zaruri gördüler(6).
|